Roma’daki taht savaşlarının gerçek yüzü buymuş! İmparator olmanın 5 bilinmeyen yolu

Derleyen: Fazilet Şenol / Milliyet.com.tr – Tam 844 yıl boyunca Avrupa’da hüküm süren Roma İmparatorluğu döneminde yaşanan birçok olay ve imparator adını tarihe kazıdı. Roma İmparatorluğu dönemine dair birçok detay tarih meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. İmparatorluğun en merak edilen yanlarından biri ise hiç kuşkusuz hükümdarların başına gelenler. Roma gibi büyük bir imparatorlukta hükümdar olmak sanılanın aksine hiç de kolay değildi. Bir Roma İmparatoru öldüğünde kimin tahta geçeceğini belirleyen yasa ve prosedürler yoktu. Her vefat sonrasında yaşanan karışıklıklar güçlü imparatorluk içinde de ciddi problemlere yol açabiliyordu.

İmparator Nero

Bugüne kadar Roma’daki imparatorluk tahtına tam 94 hükümdar oturdu. Roma’da tahta geçen imparatorlar ilk dönemlerde yüksek bir oranda ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyordu. Yapılan araştırmalar o döneme dair çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı. Araştırmalara göre Roma’da 69 hükümdarın tam 43’ü yani yüzde 62’si suikast, intihar veya iç savaş sırasında korkunç bir şekilde öldürüldü. Yani Roma İmparatorluğu’nda tahta çıkmak kadar tahtta kalmak da hiç de kolay değildi. Peki dünya tarihine adını yazdıran bu imparatorlukta tahta çıkabilmenin yolları nelerdi? İşte Roma’da tahta geçebilmenin 5 kuralı.

1- İMPARATORDAN KALAN MİRAS

Roma’da bir imparatorun tahta geçme süreci, günümüzde kraliyet ailelerinin unvanlarını bir sonraki nesle aktardığı gibi gerçekleşmiyordu. Roma İmparatorluğu’nda tahta oturmak hiç de kolay değildi çünkü bir imparatorun tahta geçebilmesi için belirlenmiş bir prosedür yoktu. Araştırmacılara göre Roma’nın en zayıf yönlerinden biri de buydu. Tahta geçen en ünlü Roma imparatoru Nero’ydu. Annesi Julia Agrippina, MS 49’da İmparator Claudius’un dördüncü eşiydi ve Nero’yu evlat edinmesi için yeni kocasını ikna etti. Claudius, MS 54’te ölünce Nero henüz 17 yaşındayken tahtı devraldı. Bazı Roma tarihçilerine göre Agrippina, sırf oğlunun tahta geçebilmesi için kocası Claudius’u öldürtmüştü. Ancak Nero ‘hayırlı evlat’ profilinden oldukça uzaktı. Tahta geçen Nero, MS 59’da annesinin öldürülmesini emretti. Tahta nispeten barışçıl bir şekilde geçen Nero’nun saltanatı kaosla sona erdi. Sorunlarla çevrili Nero, senato tarafından halk düşmanı ilan edildi ve ordu tarafından yalnız bırakıldı. Bütün bunlardan dolayı da MS 68’de yaşamına son verdi.

2- PRAETORIAN MUHAFIZLAR

Roma’da tahta geçecek kişinin seçilmesinde Praetorian Muhafızlar da büyük bir role sahipti. Praetorian Muhafızlar, Roma İmparatorluğu döneminde ordudaki generallerin emrindeki askerler olarak tanındılar. Daha sonra İlk Roma İmparatoru Augustus tarafından imparatorun şahsi koruması olarak atandılar ve böylece muhafızların prestijleri arttı. Zaman içinde giderek daha da güçlenen Praetorian Muhafızlar, Üçüncü İmparator Caligula’nın hükümdarlığı döneminde bir imparatoru bile devirecek gücü ellerinde tutuyorlardı.

İmparator Caligula, MS 41’den MS 54’e dek Roma’da imparator olan isimdi. İlk başlarda oldukça sevilen bir imparatordu ancak sadizm ve cinsel sapkınlığa eğilimi olduğuna dair hikâyeler, onun gaddar ve şehvete düşkün biri olarak resmedilmesine neden oldu. Zaman içinde Roma asilzadelerini ve ordusunu yabancılarla dolduran Caligula, Praetorian Muhafızların üyeleri tarafından suikaste uğradı. Bundan sonra Praetorianlar Roma’yı yakıp yıktılar.

Araştırmacılara göre bu kargaşa içerisinde Praetorian Muhafızlar, Augustus’un büyük yeğeni ve Caligula’nın amcası olan Claudius’u saklanırken buldular ve sonrasında onu imparator ilan ettiler. Claudius, MS 54’ten ölene dek Praetorian Muhafızların desteğiyle hüküm sürdü. Praetorian Muhafızlar böylelikle ilk kez bir Roma İmparatoru’nu seçmeyi başarmışlar, üstelik yıllar içinde bu bir gelenek haline gelecekti.

3- TAHTI SATIN ALMAK

Praetorian Muhafızların etkisi Roma’da kendini göstermeye yıllarca devam etti. Roma’nın baş senatörü olan Pertinax, muhafızlar tarafından tahta geçirildi ancak Praetorian Muhafızlar ondan pek de umduğunu bulamadı. Çünkü Pertinax, muhafızların devam eden destekleri için onlara ödeme yapmayı reddetti. Bu sebeple Praetorian Muhafızlar, Pertinax’ı imparator ilan ettikten yalnızca üç ay sonra öldürdü. Pertinax’tan sonra tahta Didius Julianus geçti. Julianus daha önce birkaç eyaletin valisi olarak hizmet etmişti ve fazlasıyla zengindi. Uzmanlara göre Pertinax’ı öldürdükten sonra Praetorian Muhafızlar, tahtı en yüksek fiyatı verene satacaklarını ilan ettiler ve Julianus, her bir Praetorian askerine birkaç yıllık maaşın karşılığı olan 25 bin sesterce (Antik Roma sikkesi) ödemeyi vaat ederek açık artırma savaşını kazanan kişi oldu. Bu teklifi kabul eden Praetorian Muhafızlar, Roma senatosunu Julianus’u imparator ilan etmeleri yönünde tehdit ettiler ve hedeflerine ulaştılar.

Fakat Julianus’un taht sefası uzun sürmedi. Julianus’un imparatorluğu satın aldığını bilen Roma halkı, yeni imparatora açıkça başkaldırdı, hatta bir keresinde onu taş yağmuruna tuttu. En sonunda farklı Roma eyaletlerinden üç general kendini imparator ilan etti ve generallerin her biri bu iddialarını hayata geçirmek için ordularıyla birlikte Roma’ya yürüdü. Zamanla Praetorian Muhafızlar ve senato, Julianus’u tek başına bıraktı ve Severus’u imparator ilan ederek Julianus’un idamını emretti. Tüm bunlar Julianus’un tahta geçmesinden sonraki 66 gün içinde gerçekleşti.

4- KÖLENİN OĞLUYKEN İMPARATORLUĞA YÜKSELMEK

Bazı Roma imparatorları ise kaostan uzak bir şekilde mütevazı başlangıçlarla tahta geçmişti. Bu imparatorlar önce memur sonra komutan olmak amacıyla Roma ordusu içindeki basamakları tırmandılar. Örneğin Pertinax, birkaç aylığına imparatorluk yapmış olsa da azat edilmiş bir kölenin oğluydu. Verilebilecek en ünlü örnekler ise MS 284’te imparatorluğa yükselmeden önce Dalmaçya’da düşük gelirli bir ailede doğan Diocletianus ile onunla birlikte imparatorluk yapan MS 305’e dek hüküm süren bir esnafın oğlu olan Maximian’dı. İlk başlarda Maximian, Diocletianus’u tahta çıkması için destekledi ve birkaç yıl sonra kendisi de ‘müşterek imparator’ olarak tahta geçirildi. Diocletianus, bir ‘sezarlık’ makamını kurdu ve bundan sonra Roma İmparatorluğu bir süre boyunca dörtlü yönetim ile yönetildi. Bu yönetim biçiminde kıdemli iki imparatora ‘Augustus’ unvanı verilirken diğer iki ast imparator ‘Sezar’ unvanını kullanıyordu.

5- ANNE VE EŞ YARDIMIYLA GELEN İMPARATORLUK

Geleneklere göre Roma İmparatoru erkek olmak zorundaydı fakat birkaç kadın doğrudan hükümdarlık yapmasa da tahtın arkasındaki önemli güç oldu. Romalı tarihçi Tacitus’un kayıtlarına göre Augustus’un eşi ve Tiberius’un annesi olan Livia, Augustus’un çevresindeki potansiyel varislerin hepsini yok edip kendi oğlunun önünü açarak imparator olmasını sağlayan kişiydi. Tiberius, Livia’nın bir önceki evliliğinden olma oğluydu. Dolayısıyla resmi olarak tahtın varisi değildi. Fakat Livia’nın eylemleri ve Augustus’la yaptığı evlilik sayesinde, MS 14’te Augustus ölünce Tiberius Roma İmparatoru oldu. Bu hikâye ne ilk ne de son oldu. Birçok Romalı kadın, kocaları ve oğullarının tahta geçmesi için oldukça kanlı olan yollara başvurdu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.